Biz Senkronu (Eğitim) Severiz
Uzaktan eğitim, eğitim verenler ile öğrenim görenlerin aynı mekanda (sınıf, kampüs, üniversite, okul, dersane) bulunma koşulunu ortadan kaldıran bir eğitim modeli. Uzaktan eğitim, hem Türkiye hem de dünya için yeni bir kavram değil. 1728 yılında A.B.D.’da haftalık mektuplar aracılığıyla yapılan stenegrofi dersleri, ilk uzaktan verilen eğitim olarak tarihe geçmiş denebilir .
Türkiye, uzaktan eğitim kavramıyla 1960 yılında mektuplar aracılığıyla gönderilen ders notları ile tanışmıştır. Uzaktan eğitim araçları, iletişim teknolojilerinin gelişmesine paralel olarak farklılaşmıştır. Mektup yerini radyoya, radyo yerini televizyona, televizyon yerini Internet’e bırakmıştır. Televizyon tek yönlü iletişim sağlayan bir sistemdir.
Esasen televizyon hala geçerli bir uzaktan eğitim aracıdır (Açık Öğretim Üniversitesi) ancak evlerde İnternet’e bağlı bir bilgisayarın televizyon gibi neredeyse standart bir hale gelmesi ve evlerde kullanılan İnternet bant genişliğinin artması, web tabanlı uzaktan eğitimi, televizyonu bu konuda tahtından indirecek noktaya getirdi, televizyonun radyonun yerini alması gibi. Geçen çağın icadı olan televizyon uzaktan eğitimde elinde bulunan liderliği, 1980’lerden itibaren ticari amaçlı olarak kullanılmaya başlayan web tabanlı uzaktan eğitime 2000’li yılllarda kaptırmaya başladı.
Türkiye’de 20 milyon civarında İnternet kullanıcısı var. Yine bu sayıya yakın Facebook kullanıcısı olduğunu biliyoruz. İnsanımız İnternet’te gezmeyi, sosyalleşmeyi seviyor, oldukça fazla zaman harcıyor. Kullanım amaçlarına baktığımızda genelde sohbet için İnternet’i kullandıklarını görüyoruz. İnsanımız, okuma alışkanlığı olmayan bir toplum. Dolayısıyla öğrenimin özünde okumak olduğu için kişisel disiplin gerektiren bir öğrenim şekli olan uzaktan öğrenim insanımız için çok daha zor bir öğrenim şekli oluyor. Bunun için daha az yazı içeriği daha çok görsel içeren ders materyalleri hazırlanıyor. Ancak bu da yeterli değil.
Uzaktan eğitim, senkron ve asenkron olmak üzere iki temel daldan oluşuyor. Asenkron eğitim, web tabanlı ders sunumları, videoları, belgeleri ve çevrimiçi sınavlardan oluşuyor. Asenkron denmesi, bu içeriklere her yerden her an ulaşılabilmesinden kaynaklanıyor. Her yerden her an ulaşılabilmesi işin güzel tarafı ancak yine kültürel olarak disiplinli bir toplum olmamamız, daha doğrusu zaman yönetimini bilmememiz, yumurta kapıya dayanınca çalışmamız gibi olgular asenkron eğitimden alınan verimi bizim için düşürüyor.
Senkron eğitim, iletişim teknolojileri kullanılarak eğitmen ile öğrencinin aynı anda karşılıklı olarak farklı mekanlarda olmalarına rağmen iletişim kurabilmelerini, eğitimin yapılabilmesinden ibaret. Senkron denmesinin sebebi mekan bağımsızlığına rağmen aynı zamanda eğitimin yapılması. İnternet üzerinde sanal sınıflarla ya da tele-konferans sistemleri ile bu gibi eğitimler yapılabiliyor. Web kamerası ile size bakan ve konuşan bir eğitmenin varlığı bile kişinin eğitime daha iyi konsantre olmasını sağladığı gibi aynı anda aklınıza takılan soruları yöneltebiliyor ve cevabını alabiliyorsunuz. Bu açılardan bakıldığında senkron eğitim, asenkron olana göre insanımız için daha uygun bir eğitim modeli olarak karşımıza çıkıyor. Yapılan senkron eğitimlerin kaydedilip tekrar izlenmesinin sağlanması yani asenkron eğitim içeriği haline gelmesi de bu modelin avantajlarından biri.
Sonuç olarak okumayı sevmeyen, daha çok izlemeyi ve dinlemeyi seven toplumumuz için doğru eğitim modelinde mutlaka senkron eğitime yer verilmesi gerekiyor.

February 23, 2011 








teşekkürler faydalı bir makale olmuş